VERGİ AHLAKININ DOLAYLI VERGİLERE ETKİSİ

Ülkemizin yapısal bir sorunu haline gelen ve nihai tüketici üzerinde yük oluşturan Dolaylı Vergiler, gelirde adaletsizliğe sebep olmakla beraber, tüketicinin ve yurt içi yerleşiklerin de refah düzeyinde ciddi bir azalışa sebep olmaktadır.

Bu vergilere dolaylı vergi denilmesinin en büyük sebebi ise mükellefin cebinden verginin tahsil edilmesi sağlanırken tahsilat aşamasının mükellef tarafından hissedilme derecesinin oldukça az olmasıdır.

Türk Vergi Sisteminde tarhiyat ve tahakkuk aşamaları istisnalar hariç olmak üzere beyan sistemine dayalıdır, nitekim çoğu Avrupa ve Batılı Ülkelerde bu sistemi benimsemiştir. Beyannameye dayalı tarhiyat ise, insanın bulunduğu her yerde olduğu gibi “Ahlaki Çarpıklaşma” ve “Ahlaki Sorunlar” dan kaynaklı olarak mükelleflerin beyannamelerinde gerçeğe aykırı bildirimde bulunmalarına sebebiyet vermektedir.

Ahlak, en özet bir şekilde davranışların veya eylemlerin sonucunda neyin doğru veya yanlış sayıldığı ile ilgilenir. Sokrates, Platon, Aristoteles ve Farabi’nin ahlak anlayışına göre, bireyler ahlaki eylemlerini gerçekleştirirken amaçlarının mutluluk olduğunu ileri sürer. Sokrates’e göre esas olan ise bilgidir. İktisatçı ve Filozof J. Stuart Mill’ e göre iyi ve kötünün ölçütü “fayda”dır.

Burada Türkiye ‘de yerleşik mükelleflerin genel “Ahlak” anlayışının J.Stuart Mill’e benzediğini söylemek mümkün gibi gözükmektedir. Nitekim mükellefler gelirlerini beyan ederlerken kendi bireysel faydalarını en önde tutarak gerçek gelirlerini gizleme davranışı içine girmektedirler.

 Vergi gelirlerini tahsil etme çabası içine giren “Devlet” ise mükelleflerin bu davranışlarını ön görmesi neticesinde, kolay yolu tercih etmekte ve bireylerden “Dolaylı Vergiler” ve “Harcamalar” üzerinden alınan vergiler ile vergi gelirlerinin büyük çoğunluğunu tahsil etmektedir.

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 2019 Ocak – Aylık Bütçe Gerçekleşmeleri Raporuna bakılacak olursa, vergi gelirlerinin büyük bir çoğunluğunu dolaylı vergilerin oluşturduğu görülecektir. Tablo’da Gelir V. %26,3 oranla yer edinmesinde ki en büyük sebep ise gelir vergisi stopajıdır.

Düşük gelirli nihai tüketici ve mükelleflerde ise bu durum “Satın Alma Güçleri”nin devlete transfer edilmesi sonucunda hanehalkı ve bireylerin refah seviyelerinde düşüşe yol açmaktadır.

Gerek bireylerin refah seviyesini yükseltmek gerekse “beyanname ile beyan edilen gelirler üzerinden alınan vergileri artırmak” ve vergi gelirlerindeki dağılımın düzeltilmesi sürecinde “kısa vadeli” çözümler yerine “uzun vadeli” çözümlerin uygulanması daha yerinde olacaktır.

Nedir bu uzun vadeli çözümler peki ?

  • Mükelleflerde vergi verme bilincinin arttırılmasını sağlamak
  • Vergi vermemenin değil vergi vermenin bir marifet olduğu aşılamak
  • İlkokul seviyesinde başlamak üzere çocuklara vergi bilincini aşılamak
  • Kanunların ve lafızlarının kolay anlaşılabilir dilde yeniden yazılmasını sağlamak
  • Karmaşık vergi uygulamalarına sebebiyet vermemek
  • Vergi Affı ve bunun gibi uygulamalardan vazgeçmek
  • Vergi Kaçırma ve Vergiden Kaçınma fiillerini sıkı takip etmek
  • Mükelleflerin banka hesap ve işlemlerini incelemek, kaynağı bulunmayan paraları takip etmek
  • Vergi üzerinden vergi alınmasının sonlandırılması
  • Katma Değer Vergisinin matrahını oluşturan unsurların yeniden düzenlenmesi
  • Özel Tüketim Vergisinin konusunun sınırlandırılması

gibi uygulamalar önerilerimiz arasında yer alacaktır.

Böylece hem devlet vatandaşının refahını ve mutluluk düzeyini yükseltmiş olacak, hem de vergiden kaçınma davranışları uzun vadede son bulacaktır. Burada önemle durulması gereken bir diğer husus ise “Vergi Ahlak”ını vatandaşa aşılamak olacaktır. Devletin, bireyin refahını hedef almadan devam etmesi anlamsız olacağı gibi bireyinde devlet olmadan refah ve mutluluğunu sürdüremeyeceği anlaması gerekmektedir.

Bu durum hem birey hem devlet tarafından iyi anlaşılırsa ortak bir noktada buluşulacak ve çağdaş, medeni bir uygarlık olma yolunda Türkiye yoluna devam edecektir.

Hazırlayan: Süleyman Onur KAYALI (Vergi Müfettişi)

NOT: Bu makalede yer alan görüşler yazarların kişisel görüşleri olup Hazine Ve Maliye Bakanlığı’nın resmi görüşleri değildir.
UYARI: Yayınlanan köşe yazısı veya haberin tüm hakları yazara ve www.verginame.com sitesine aittir.  ” www.verginame.com ” internet sitesi kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here