Ücret Geliri Elde Eden Avukatların Arabulucuk Kazançlarının Vergilendirilmesi

6325 Sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” ile Türk Hukuk sistemine Arabuluculuk müessesi kazandırılmıştır. Mezkur kanunda Arabuluculuk müessesinin tanımı “Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişi.. “ olarak yapılmıştır. İlgili faaliyet ise “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen çözüm yöntemi..” şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu Arabuluculuk müessesinin yürürlüğe girmesi ve fiilen uygulanmaya başlanması ile birlikte Vergi Kanunlarının uygulanmasında birtakım sıkıntıların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bu sıkıntıların başında ise Arabuluculuk sonucu ortaya çıkan gelirin, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunda yer alan gelir türlerinden hangisine gireceği ve verilen hizmet sonucunda nasıl bir belge düzenleme işlemlerinin gerçekleştirileceğidir.

Arabuluculuk faaliyetinden elde edilen gelirin Gelir Vergisi Kanunda yer alan gelir türlerinden hangisine girdiği konusuna açıklık getirmek ve elde edilen gelirin özelgeler kapsamında resmini çizmek gerekirse şu şekilde olacaktır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun 61’inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir..” şeklinde tanımlanmış ve 65’inci maddesinde “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır…” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda iki gelir türünün kısaca tanımı yapıldıktan sonra ortaya iki soru çıkmaktadır,

– Bir Avukatlık Bürosunda avukat olarak kendi nam ve hesabına arabuluculuk faaliyetinden elde edilen gelirin konusunun,

– Bir Avukatlık Bürosunda veya bir Avukatın yanında avukat olarak ücretli olarak çalışmakta iken arabuluculuk faaliyetinden elde edilen gelirin konusunun,

ne olacağı hususlarıdır. Burada ilk sorunun çokta kafa karışıklığı yaratmayan bir soru olduğu açıktır, nitekim kanunun amir hükmü gereğince elde edilen gelir Serbest Meslek Kazancı olacak ve bunun karşılığında Serbest Meslek Makbuzu düzenlenecektir. Eğer ödemeyi yapanların 193 Sayılı G.V.K. 94 Md. hükmünde yer alanlardan olması halinde “Stopaj” yapılacağı izahtan varestedir.

Burada esas önem teşkil eden sorun ise ücretli olarak bir avukatın yanında çalışmakta iken Arabuluculuk faaliyetinden elde edilen gelirin ve bunun karşılığında düzenlenmesi gereken belgelerin nasıl olacağıdır.

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığının 21/12/2018 tarih ve 38418978-120[65-18/1]-500198 sayılı özelgesinde bu konuya tam olarak değinilmiştir, “İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; başka bir avukatın yanında ücretli avukat olarak çalıştığınız, bunun yanı sıra arabuluculuk faaliyetine başladığınız, bu faaliyetiniz nedeniyle elde ettiğiniz kazançların nasıl vergilendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü istenmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

 61 inci maddesinde “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

 Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

 65 inci maddesinde “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”

 hükümlerine yer verilmiştir.

 Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanların maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.

 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 2 inci maddesinde “(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi,

b) Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini…”

 9 uncu maddesinde de “(1) Arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirir.” hükümleri yer almaktadır.

 Bu hüküm ve açıklamalara göre, arabuluculuk faaliyetinin şahsen ve tarafsız olarak yerine getirilmesi gereken bir meslek olması nedeniyle, avukat yanında ücretli olarak çalışan avukatların arabuluculuk faaliyetinde bulunmalarının yasal yönden mümkün görülmesi durumunda, yapmış olduğunuz arabuluculuk faaliyetinin “serbesk meslek faaliyeti” kapsamında değerlendirilmesi ve bu faaliyetiniz sonucu elde ettiğiniz kazancın da serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

 Bilgi edinilmesini rica ederim. “  açıklaması ile söz konusu  kazancın Serbest Meslek Kazancı olması gerektiği, bunun sonucunda kendi şahsına ait Serbest Meslek Makbuzunun düzenlenmesi gerektiği görüşünü belirtmiştir.

İdarenin görüşü bu yönde olmakla beraber piyasada genel olarak uygulanan yöntem ise ücretli olarak çalışan Avukatın iş veren Avukat adına fatura düzenlemesi yönünde olmaktadır. Bu durumda iş veren Avukat arabuluculuk kazancını kendi Serbest Meslek Kazanç Defterine ve kazancına intikal ettirmekte ve ücretli çalışan avukata kendi aralarındaki anlaşma uyarınca elde edilen kazancın bir kısmını vermektedir. Bu durumda paylaşılan kazancın iş veren Avukat’a kalan kısmı serbest meslek kazancı olmakta iken ücretli avukata intikal ettirilen kısmı ise G.V.K. 94 Md. uyarınca tevkifata tabi ücret geliri olmaktadır.

Elde edilen kazancın daha çok vergilendirme süreçlerine tabi tutulmasına karşın tercih edilmesinin en büyük sebebi ise , Arabuluculuk faaliyetleri ile iştigal eden ücretli olarak çalışan Avukatların, Serbest Meslek Kazanç Defteri tutarak ayrı bir muhasebe işlemleri sürecine girmek istememeleri, ayrı bir beyanname vermek istememeleri, ayrı bir vergi mükellefiyet kaydı açtırmak istememeleri ve nitekim en önemli sebebi ise işveren Avukat yanında ücret geliri elde etmekte iken, Serbest Meslek Erbabı olarak işveren Avukat yanından ayrılmak istememeleridir.

Arabuluculuk faaliyetini yerine getiren Ücretli Olarak Çalışan Avukatlara yönelik olarak yapılacak bir vergisel düzenleme piyasada söz konusu durumda olan binlerce kişi için kafalarında yer alan sorulara bir cevap olacaktır.

NOT: Bu makalede yer alan görüşler yazarların kişisel görüşleri olup Hazine Ve Maliye Bakanlığı’nın resmi görüşleri değildir.

UYARI: Yayınlanan köşe yazısı veya haberin tüm hakları yazara ve www.verginame.com sitesine aittir.  ” www.verginame.com ” internet sitesi kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here